FUE tekniği ve DHI yönteminin farkları, saç ekimi yaptırmayı düşünen kişilerin operasyona karar verme aşamasında ilgi odağı olan bir konudur. Bilinirlik seviyesi en yüksek olan FUE tekniği ve saç ekiminde en yeni uygulamalardan olan DHI metodu arasındaki farklar, saç ekimi düşünen hastaların kararsızlık yaşamasına neden olabilmektedir. Öncelikle bilinmesi gereken nokta; hastanın hangi teknik için uygun aday olduğuna, gerekli tetkik ve muayeneler doğrultusundakarar verilmesi gerektiğidir. Örneğin; kanama riski yoğun olan bir hasta FUE tekniği ile saç ekimi yaptırmak istese bile DHI tekniği için daha uygun bir adaydır. Verilebilecek bir diğer örnek ise; hastanın saç kaybı çok yoğun ve ekim gerektiren alan çok geniş ise; hasta tek seanslık bir işlem için DHI metodu ile saç ekimi istese dahi FUE tekniği için daha uygun bir adaydır. Çünkü FUE tekniği tek seansta daha çok greft toplanmasına imkan tanır. FUE tekniği ve DHI yönteminin farklarını daha iyi anlatabilmek için öncelikle tekniklerin ne olduğunu ve nasıl uygulandıklarını açıklamak gerekir.
FUE, Foliküler Ünite Ekstraksiyonu anlamına gelmektedir. Uzman doktorlar ve uzman bir ekip tarafından uygulandığı takdirde verimli bir saç ekimi stratejisi olan FUE , hem greft toplanırken hem de toplanan saç kökleri ekilirken kullanılan bir tekniktir. Hastanın FUE için uygun aday olduğu muayene ve tetkikler doğrultusunda belirlendikten sonra hasta-doktor ortak kararı ile saç ekiminin yapılacağı güne karar verilir.
Operasyon, hastanın saçlarının 3 mm uzunluğunda kısaltılması ile başlar. Saç tıraşı tamamlanan hastanın donör (verici) bölgesi lokal anestezi ile uyuşturulur. Mikro motor adı verilen özel ekstraksiyon aleti ile greftler toplanmaya başlanır. Greft, üzerinde küçük bir miktar doku parçası barındıran saç folikülerine verilen isimdir. Greftler tekli, ikili, üçlü ya da dörtlü saç folikülleri barındırabilirler. FUE tekniğini uygulayan kişiler yeterli uzmanlığa ve deneyime sahip olmadıklarında, saç kökü toplama aşamasında yanlış açı kullanılabilir. Bu durum, saç köklerine zarar verme ve ekim işleminin verimli olmaması gibi riskler taşımaktadır.
Toplanan kökler, oda sıcaklığında bekletildiği takdirde 2,5 saat içerisinde ölmeye başlar. Ancak, saç kökleri özel sıvılar sıvıları içerisinde bekletilirlerse, 6 saate kadar yaşamlarını sürdürebilirler. Bu sebeple toplanan kökler Hiposol ya da soğuk izotonik sıvıları içerisinde bekletilir. Ekim aşamasına geçildiğinde, hastanın ekim yapılacak bölgesine lokal anestezi uygulanır. Bu aşamada bladeler kullanılarak saç köklerinin yerleştirileceği kanallar açılır. Punch adı verilen özel iğneler kullanılarak saç kökleri açılan kanallara yerleştirilir.
DHI, Direct Hair Implantation (doğrudan saç ekimi) anlamına gelmektedir. DHI metodunun FUE tekniğinin bir varyasyonu olduğu söylenebilir. Çünkü; greft toplama işlemi FUE tekniğinde yapıldığı gibi gerçekleştirilir. Ancak ekim aşaması tamamen farklıdır. DHI yöntemini sadece FUE tekniğinden değil, diğer tüm tekniklerden ayıran fark; ekim işleminde Choi Implanter adı verilen özel Choi kaleminin kullanılmasıdır. Ayrıca, DHI yönteminde diğer tekniklerin aksine, ekim bölgesine saç tıraşı yapılmasına gerek yoktur. Tıraşsız saç ekimi avantajı DHI’ın kadınlar tarafından daha çok tercih edilmesine neden olmaktadır.
Muayene ve tetkikler doğrultusunda, hastanın DHI metodu için uygun olduğu belirlendikten sonra hasta-doktor ortak kararı ile operasyon güne karar verilir. Operasyon gününde sadece donör alan tıraş edilir. Hem donör bölge hem de ekim yapılacak bölge lokal anestezi ile uyuşturulur. Sonrasında mikro motor kullanılarak toplanan greftler hiç bekletilmeden Choi kalemi ile ekim alanına yerleştirilir.Kökler Choi kalemine yerleştirilir, Choi’nin ucuyla kanal açılarak içerisindeki saç kökü kanala yerleştirilir ve ekim işlemi tamamlanır. Choi yöntemi olarak da bilinen metodun en büyük farkı bu aşamada ortaya çıkar. Çünkü; Choi, kanal açma ve kök yerleştirme işlemlerini eş zamanlı yapmaktadır.